GÖÇMENLER GÜNÜ: “İŞİMİZE Mİ GÖZ DİKTİLER?”

Hayata Destek olarak 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü’nde ‘mültecilerin çalışma hakkına’ vurgu yaparak yeni bir senaryo akışı yayınladık. İnteraktif senaryo akışında ‘hayatınıza yön verecek’ soruları yanıtlayabilir, evini terk etmek zorunda kalan bireylerin ne gibi seçimlerle karşı karşıya kaldığını tecrübe edebilirsiniz. 

2018 biterken, Suriye Savaşı 8. yılını doldurmak üzere. 2. Dünya Savaşı’ndan beri insanlığın kendi eliyle yarattığı en büyük afet olarak nitelendirilen bu ‘kriz,’ artık kriz olarak değerlendirilmiyor. Peki savaştan hayatta kalmak için büyük bir cesaret ve bin bir zorlukla uzaklaşanlar, hayatta kalmanın ne kadar ötesine geçebildiler? Yeterince adil ve sağlıklı bir hayatın koşullarına ne kadar yaklaşabildiler? Mesela savaştan önceki hayatlarının neresindeler?

İnsani yardım sektöründe Suriye Savaşı’ndan etkilenenleri güçlendirmeye yönelik fonlar bir azalıp bir artıyor fakat ihtiyaçlar ne yazık ki belirgin biçimde hızla dallanıp budaklanıyor. Bir insani yardım kuruluşu olarak bizim görevimiz de, hayatlarına destek olduğumuz kişilerin sadece somut ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaklaşıyor. Üstelik, ‘uzun süreli’ krizler istisna olmaktan çıkıyor – insani krizlerden bir sonucu olan zorunlu yer değiştirmeler ortalama 17 yıl sürüyor.

Uluslararası toplum da değişen ihtiyaçlarla birlikte yeni yaklaşımlar arayışında. Uzun süreli krizlere yönelik insani yardımların finansmanı, ‘donör yorgunluğu’ dediğimiz olgu sebebiyle halen güç. İhtiyaç duyduğumuz çözüm ise uluslararası toplum arasında bütüncül sorumluluk paylaşımına dayanıyor. 164 ülkenin imzaladığı “Güvenli, Düzgün ve Düzenli Göç için Küresel Sözleşme” zirvesinde verilen mesajlar da bu doğrultudaydı. İnsani yardım, kalkınma ve barış koruma faaliyetlerinin küresel ölçekte işbirliğiyle, bütüncül bir vizyonla yürütülmesi için taahhütler verildi.

Artık derdimiz, danışanlarımızın doymaları, bebeklerini besleyebilmeleri, üşümemeleri, ev kurmaları için elle tutulur türlü destekler ulaştırmanın ötesine geçti. Üstelik tepsi içinde destek sunmanın istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini de biliyoruz: Bireylerin kendi ayakları üzerinde duramadıkları için insani yardıma ve başkalarının desteğine bağımlı hâle gelebilecek olmaları, bu noktada bizim işimizin belki en büyük risk faktörü.

Tam da bu yüzden Hayata Destek olarak bugün toplam 9 ildeki Hayata Destek Evlerimiz ve Hayata Destek Noktalarımız aracılığıyla yürüttüğümüz ‘Mülteci Destek’ programımızda ‘geçim kaynağı destekleme’ faaliyetlerine bilhassa önem veriyoruz. Bu yüzden bugüne kadar, danışanlarımız biz onların hayatlarından çıktıktan sonra da iyi hâllerini muhafaza edebilsinler, kimseye ve hiçbir kuruma bağımlı olmaksızın hayatlarını idame edebilsinler diye 6 ilde 3730 kişiye mesleki eğitim, istihdam edilebilirlik ve Türkçe dil kursları verdik. Mesleki eğitimlerimizi, yerel ihtiyaç ve koşullara göre şekillendirerek bu anlamda yenilikçi ve esnek olduk. Hatay’da kadınlara yönelik mozaik kursu verirken, Şanlıurfa’da erkeklere yönelik klima tamir ve bakımı öğrettik. İstanbul’da depoculuk, Mardin’de gastronomi sınıfları açtık. MEB işbirliğiyle sertifikalı dil kursları vermemizin sebebiyse dil bariyerinin mültecilerin iş piyasasına katılabilmelerindeki payına hakim olmamızdandı. Bu faaliyetlerle bireylerin kendilerine ve dolayısıyla toplumsal yaşama katkı sağlayabilmelerini amaçladık.

Barış için bombala, @joewebbart

İklim değişimi ve kuraklık, nüfus sorunları, istikrarsızlık, büyüyen eşitsizlikler ve daha iyi yaşam umudu; bunlarla birlikte yerel işgücü piyasasında karşılanamayan talepler yıllardır uluslararası göçün yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Kendi rızası dışında, ‘zorunlu göç’ ve ‘yerinden edilme’ler dolayısıyla ülkesini terk etmek zorunda kalanlara bakıldığında yaklaşık 26 milyon kişinin mülteci ya da sığınmacı olduğu görülüyor. Türkiye ise işte bu nüfusun yaklaşık 4 milyonuna ev sahipliği yaparak bugün dünyada en fazla mülteci ağırlayan ülke konumunda.

10 Aralık günü Fas’ın Marakeş kentinde düzenlenen ‘Küresel Göç Mutabakatı Hükümetlerarası Konferansı’na katılan Sayın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Ülkemize şu an geçici koruma statüsüyle 3 milyon 611 bin 834 Suriyeliyi barındırıyoruz,” dedi. Sadece kendiyle değil, komşusu, etrafıyla ilgili ve bu konuda elini taşının altına koyan bir ülkenin vatandaşı olmak güzel.

Yine de toplumsal uyum, istenilen ölçüde yakalanabilmiş değil. Medyada, sokakta, evde mültecilere yönelik ayrımcı dile çok sık maruz kalıyoruz. Oysa çok kültürlülük büyük bir zenginlik demek.

Brexit: İngiliz mutfağı, diğer Avrupa mutfaklarından ayrılmış, @joewebbart

Ayrımcı dil, bugün “Neden ülkelerini terk ettiler?” ve “Neden kalıp savaşmadılar?” sorularını aşarak, kendini tahammülsüzlük ve endişenin birleştiği “İşimize mi göz diktiler?” ifadesinde buluyor. Çünkü insanların büyük bir kısmı, davetli sayısı arttıkça pasta dilimlerinin küçüldüğünü zannediyor. Oysa durum böyle değil. Göç alma deneyimi olan ülkelerde yapılan araştırmalar gösteriyor ki, sayı arttıkça pasta da büyüyor. Çalışan herkes, sadece kendi hayatını değil, ekonomiyi de canlandırarak iyileştiriyor.

Biz, Hayata Destek olarak #18Aralık #UluslararasıGöçmenlerGünü‘nde çalışarak kendi hayatını kazanmanın, hayatta kalmak için gerekli olmadığında bile, uluslararası yasalarla korunan bir insan hakkı olduğunu hatırlatmak isteriz. Yararlı ve üretken hissetmenin herkesin hakkı olduğunu ve beraber üretmenin gerilimi düşürüp, toplumsal barışa hizmet ettiğini de…

Bugün yayınladığımız akış şemasını, dünyanın kimi yerleri insan eliyle oluşmuş felaketlerle alevler içinde ve viran hâlde kalmamış gibi oturan arkadaşlarınıza gönderin. Tüm dünyada evini, yurdunu güvenli bir hayat için geride bırakmak zorunda kalmış 26 milyon insan için durup düşünsünler ve #ÇalışmaHakkınaSaygı‘nın ne kritik bir mesele olduğunu kendi kararları eşliğinde görsünler, belki birer savunucumuz hâline gelsinler.

          

Çünkü biz Hayata Destek olarak, bugün Türkiye’de yaşayan herkesin hayatını iyileştirmek için tüm kırılgan bireylerin ‘geçim kaynağını destekleme’yi savunuyoruz.

Siz de dünyaya bakıp üzülmek yerine #18Aralık #UluslararasıGöçmenlerGünü vesilesiyle #BeraberBirGelecek #HepimizeİyiGelecek diyerek sarılın ve sevginizi gösterin. Daha iyi bir gelecek inşa edecek yeni nesiller için hayata bugün destek olun! ———————– > www.hayatadestek.org/bagis