Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Hakkında Açıklama

Basın ve Kamuoyunun Dikkatine;
TBMM Genel Kurulu’nda 17 Kasım gecesi oylanan ancak henüz resmi olarak kabul edilmemiş olan, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’na eklenmesi önerilen fıkra, çocuğa yönelik istismarı meşrulaştırıcı bir sonuç doğurabilme ihtimali nedeniyle tehlikeli düzeyde kaygı vericidir.

Söz konusu önerge,16 Kasım 2016 tarihinden önce meydana gelen çocuk istismarı vakalarında, fail mağdurla evlenmesi halinde ceza koşullarını yeniden tanımlamaktadır. Bu durumda Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki diğer şartlara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş olması halinde ise cezanın infazının ertelenmesi mümkün olacaktır. Çocuğa yönelik istismarı, bir başka istismar şekli olan çocuk evlilikleri aracığıyla önünü açarak cezasız bırakan bu önergenin çocuk hakları kapsamında yeniden değerlendirilmesi hayati önem taşımaktadır.

Hayata Destek Derneği olarak, Türkiye Cumhuriyeti ulusal mevzuatı ve Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (BMÇHS) uyarınca, çocuğun üstün yararının her durumda korunması gerektiğinin altını çizmek isteriz. Türkiye Cumhuriyeti’nin de taraf olduğu ve iç hukukuna dahil ettiği BMÇHS gereğince, 18 yaşını doldurmamış her birey çocuktur. Ayrıca, BMÇHS’nin 34. maddesi uyarınca, sözleşmeye taraf devletler çocuğa yönelik her türlü cinsel sömürüye ve istismara karşı çocuğa koruma güvencesi sağlama yükümlülüğünü üstlenmektedir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 124. Maddesiyle de, 17 yaşını doldurmamış
bireylerin evlendirilemeyeceği, 16 yaşını doldurmuş bireylerin ise ancak hakim kararıyla olağanüstü durumlarda evlendirilebileceği yasal zorunluluk olarak açıkça tanımlanmıştır.

22 Kasım Salı günü tekrar oylanacak olan önergenin, çocuklara yönelik cinsel istismarın cezasız kalmasına yol açabileceği, bunun yanı sıra evlilik müessesesini tesis etmek adına çocukların en temel haklarının ihlal edilmesine de zemin oluşturabileceği görmezden gelinmemelidir. Önerge, çocuk istismarı ve çocuk evliliklerinin toplum hafızasında normalleşmesi bakımından da olumsuz nitelik taşımaktadır.

Her yetişkin birey, haklarının etkin bir şekilde korunması için büyüklere ihtiyaç duyan çocukların üstün yararını gözetmekle yükümlüdür. Hayata Destek Derneği olarak, tüm birey ve kurumları çocuk hakları ihlallerinin önüne geçmek için sağduyulu olmaya, yasa yapıcıları ise söz konusu önergeyi geri çekmeye çağırıyoruz.
Saygılarımızla,
Hayata Destek Derneği