Düelloya buyurmaz mısınız?

Düelloya buyurmaz
mısınız?

Ömer ÖZDEMİR 
Sosyal Hizmet Uzmanı, 
Hayata Destek Derneği, Fatsa,  Ağustos 2015
Mevsimlik tarım
işçilerinin bulunduğu Fatsa METİP alanındayız. Bezden bir çadır altında yirmi
kişi düşüncelerimiz, duygularımız, hayat görüşlerimizle çaylarımızı
yudumluyoruz. En küçüğümüz yirmi günlük Çilek, en büyüğümüz 64 yıllık Bekir
Amca. Bekir Amca başlıyor anlatmaya ‘Babam dokuz evlilik yaptı ben iki tane
yapmışım çok mu? Elimde olsa gidip bir tane daha alırım. Ne kadar kadın o kadar
güç. Bu sene resmi nikâhlı eşimi hacca yolluyorum keyfim yerinde. 15 tane
çocuğum var. Hiçbirini okutmadım. Neden mi? Babam beni okutmadı ben de ant
içtim madem o beni okutmadı ben de kendi çocuklarımı okutmayacağım. Pişman
değilim. Okusaydılar bana bakmazlardı. Yanımdan ayrılırlardı. Şimdi hepsi
benimle. Ben buralara tatile geliyorum. Geziyorum. Sahile gidiyorum. İkinci
karım da yanımda. Çocuklarım çalışıp baksınlar bana.”

Şakir, Bekir
Amca’nın oğlu. Otuz yaşında, babasının bu düşüncede olduğunu yeni öğrenmiş gibi
bakıyor. İçi içini yedi yiyecek, ağzından çıkıyor bir iki kelime; “Aferin
baba iyi yapmışsın…”.
Bekir Amca gülümsüyor. Yahu Bekir amca, Şakir
ironi yaptı, diyoruz. İroni mi ironi
nedir? Ben üçüncü eşten bahsediyorum hem de yirmi, yirmi beş yaşlarında, sen
ironiden bahsediyorsun hoca!
diye lafı ağzımıza tıkıyor.
© Hayata Destek Derneği, Mevsimlik Tarım  Kampı Fatsa, 2015, A.Arslan
Berivan’a dönüyoruz
hemen. Berivan on dört yaşında yılın yedi ayı tarla ve bahçelerde çalışarak kendi
kendini okutmaya çalışan yedinci sınıf öğrencisi. “Berivan’cığım hele sen söyle, Bekir
Amca’nın söylediklerine katılıyor musun?.
Berivan, ”Bir sürü kadın ve okumayan
çocuklar pek iyi değil. Hem çocukları çalışıp ikinci üçüncü kadının başlık
parasını ödüyor. Kadın mal mı ki parayla alınsın. Hiç doğru değil hem o para
helal de değil.  Sonra da çocukları
okutmuyorlar. Ben kendi çocuklarımı okutmasam onlar da bizim gibi olacaklar.
Buralardaki halimizi gördükçe okulu özlüyorum okumam gerektiğini anlıyorum.
Kitap okuyorum burada”
yatakların istiflendiği yerden yastığını,
yastığın zincirli yerinden de kitabını çıkarıp gösteriyor herkese. Berivan
harikalar diyarında. Berivan’cığım Alice Harikalar Diyarında halt etmiş. Burada
sakladığın kitap, ruhundaki ve zihnindeki harikalar yolculuğuna çıkarıyor
hepimizi diyen bakışlar savuruyoruz cümleten. “Çocuklarımla tatile gitmek
istiyorum buralarda bizim gibi rezil olmalarını, pisliğin içinde yaşamalarını
istemiyorum. Ne olursa olsun okuyacağım.
”  seyircilerin zihinleri ayakta, gözler bir
Berivan’da bir Bekir Amca’da. On sekiz kişi hep bir ağızdan “Aferin
Berivan”
diyoruz.
© Hayata Destek Derneği, Fatsa, 2015, A.Arslan
Çilek ağlıyor,
acıkmış gibi, ama daha çok  Bekir Amca’nın
bıraktığı mirasa sitem eder gibi.  Bekir
Amca’nın bebek ve çocuk seslerine aldırış etmemesi,  duymadığı pişmanlıkları ve kaygısızlığı gelip
oturuyor vicdanımızın en çocuk kısmına.. Berivan, yaklaşıyor Çilek’in tahtadan
beşiğini usulca sallıyor.. Dandini dandini dastana çocuklar girmeyecek tarlaya
ninnisiyle… Çilek masumca bir uykuya dalıyor. Bekir Amca’da daldırıyor
kaşığını kara şimşekli pilavına… ‘Bu
yemekte çok hoşmuş hadi afiyet olsun
, Ne
o Berivan sen yemeyecek misin
?
” Çocuklarımı tatile götürmek istiyorum, kaşık sallamam
bu işe kolay kolay…”
Ömer ÖZDEMİR 
Sosyal Hizmet
Uzmanı, Hayata Destek Derneği, Fatsa,  Ağustos 2015
*Yazı Cumhuriyet Gazetesi 29.09.2015’de yayınlanmıştırAdı geçen isimler, gizlilik ilkesi doğrultusunda değiştirilmiştir.