Yeni Bir Hayatın “İz”inde…

Şanlıurfa bölgesinde yürüttüğümüz vaka yönetimi programıyla 2012 yılından bu yana Suriye’den gelen mülteci ailelerin sorunlarına çözüm bulmak için emek sarf ediyoruz. Ülkelerindeki şiddet sarmalından kaçarak hayatta kalmak, yeni bir hayata başlamak umuduyla Türkiye’ye gelen bu ailelere temas ederken zorlu hikayelerle karşılaşıyoruz. Yaşamı ve umudu yücelten hikayelerse ayaklarımızı yere daha sağlam basarak yola devam etmemiz için bize güç ve motivasyon oluyor. Amna’nın hikayesi bizim için tam da böyle bir anlam taşıyor.

Amna, daha bir haftasını doldurmamış bebeğimizin adı. 16 Ekim Pazar günü öğlen 12:00 sularında, hanenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailenin hikayesi oldukça bilindik. Bir ay kadar önce, birçok Suriyeli mülteci gibi kaçak yollarla Türkiye’ye giriş yapıyorlar. Pasaportları yok. Geçici koruma için kayıtları, dolayısıyla kimlikleri yok. Yani, kampa giriş yapma ya da
herhangi bir sosyal hizmetten yararlanma hakları ve hatta sığındıkları bu ülkede resmi olarak kabul gören bir varlıkları yok. Oysa bu yeni ülkede bir sığınağa ihtiyaçları var. Viranşehir’deki kampa yerleşmek istiyorlar. Haftalarca kampın kapısında bekliyorlar. Gördükleri her yetkiliye kampa kabul için ricalarda bulunuyorlar. Üç çocuklu anne bir de üstüne gebe. Zorlu kaçış yolunun
yorgunluğunun üzerine bir de bu bekleyiş eklenince annenin durumu kötüleşiyor. En sonunda kimlik kayıtları olmadan kampa alınmayacaklarını anlıyorlar. Oysa hızla bir yere yerleşmeleri lazım, bebeğin doğumu kapıda… Urfa merkeze gelerek Göç İdaresi’ne başvuruyorlar. Ancak kayıt işlemlerinin hemen tamamlanması mümkün değil, burada da beklemeleri gerekiyor. Bir defa daha aynı çaresizlik… Sığınacak yerleri yok, doğuma az vakit var ve annenin en hayati ihtiyacı sıcak bir yatak…

İşte bu noktada biz devreye girdik. Göç İdaresi’nden yetkililer, aileye yardım etmemiz için bize ulaştı. Aileyi kimlik işlemleri tamamlanana kadar kalabilecekleri bir otele yerleştirdik. Hızlı hareket etmemiz meğer hayati önem taşıyormuş. İki gün sonra annenin doğum sancıları başladı. Ekiplerimiz eşliğinde anneyi hastaneye götürdük. Annenin kaydının olmaması hastane sürecinde de sıkıntılı bir durum teşkil ediyordu. Durumu izah ederek annenin doğuma alınmasını sağladık. Doktor sezaryen olması gerektiğine karar verdi. Ve Amna bebek dünyaya gözlerini açtı. Ne annesinin ne de kendisinin bir kimliği vardı… Zor bir doğum atlatan anne servise çıkarıldı, bebeğini soruyordu. Bebeği kuvözden alıp annesine ulaştırmak ise kimlik olmadığı için başlı başına bir sorun oldu. En sonunda bir çıkar yol bulduk. Doğumdan önce annenin parmak izini alıp koluna da bir bileklik takmışlardı. Bebeği kuvözden alıp annesinin yanına götürebilmemizi yine o bileklik sağladı.

Amna’nın doğumu sayesinde  ailenin ön kayıt işlemleri hızlandı, kimliklerini çıkarmayı başardık. Amne ve ailesi şimdi Viranşehir yolunda. Bu gece kampa yerleşecekler. Amna’nın Suriye’de anne karnında bir kâbustan kaçışla başlayıp burada sağlıklı ve huzurlu bir şekilde annesinin kollarında uyumasına dek uzanan hikayesi, bizim için duygu yüklü, aynı zamanda öğretici bir deneyim oldu. Hayata Destek Şanlıurfa Vaka Yönetimi ekibi olarak küçük bir kız çocuğunun hayata merhaba deyişine tanıklık ettik, yeni başlayan bir hayata destek olduk. Tabir-i caizse, ilk bebeğimizi derin bir “oh” çekerek kucakladık.

 

Şahit olduğumuz bir varlık, yokluk hikayesi oldu. Ülkelerini arkalarında bırakan bu ailenin negeçmişe ne geleceğe dair hiçbir kayıt, kimlik belgesi yani resmi olarak varlıklarının kanıtı yokken, bu yokluğun içine yeni bir nefes, yeni bir umut, yeni bir varlık olarak doğdu Amna, binlerce Suriyeli çocuk gibi. Annenin mühür basmış parmaklarını unutmayacağım. Yeni hayatlarında her temas onların hikayesinde bir iz bırakacaktı, genç kadın da bir kağıda parmağının izini bıraktı ve o iz sayesinde bebeğine kavuştu. Bundan sonra hayatlarına dokunacak her izin böyle mutlu bir kavuşmaya dönüşmesi dileğiyle…

Hatice Kaya
Hayata Destek Şanlıurfa Vaka Yönetimi Proje Sorumlusu

Hayata Destek’in bireysel koruma faaliyetleri, Diakonie Katastrophenhilfe’nin desteğiyle, Avrupa Birliği Sivil Koruma ve İnsani Yardım tarafından finanse edilerek yürütülmektedir.