Hira’nın kimliği yoktu, Abdullah ve Emir güvencesiz işlerde çalışmaktan yorgundu. Halid’in barınma sorunu vardı; Naim’in ısınmak ve gıdaya erişmeye, Ayşe’nin de dinlenmeye ihtiyacı... Avrupa Birliği’nin ve partnerimiz DKH’in desteğiyle onlar gibi yüzlerce insanın hayatını tam da ihtiyaç duydukları şekilde desteklemek için çalışıyoruz.
Afetler, savaş ve göç yalnızca barınmayı değil; kimliğe, sağlığa, geçim imkânlarına ve onurlu bir yaşama erişimi de zorlaştırıyor. Hayata Destek’in Avrupa Birliği’nin finansal desteği ve Diakonie Katastrophenhilfe’nin stratejik ortaklığında yürütülen ‘Türkiye'de Koruma, Dayanıklılık ve Savunuculuk Girişimlerinin Güçlendirilmesi’ projesi, özellikle afet bölgesinde, bu kırılganlığın en derin yaşandığı alanlarda, insanlara yalnızca destek değil; haklarına ulaşmalarına dair bir yol da sunuyor. Depremin etkilerinin hâlâ hisseden Kahramanmaraş, proje kapsamında destek olduğumuz illerden biri. Hem destek hem de haklara erişim yolu Hira’dan Abdullah ve Emir’e, Naim'den Halid ve Ayşe’ye* uzanan birçok hayat hikâyesinde somut karşılık buluyor.
Bir Kimlik, Bir Gelecek: Hira
Doğuştan ortopedik engeli olan Hira (34), savaş boyunca Halep’te ailesine baktı. Deprem sonrası sağlık hizmetlerine daha kolay erişebileceğini düşünerek Türkiye’ye geldiğinde ise kimliği olmadığı için ne kendisi ne de Türkiye’de doğurduğu bebeği sağlık hizmetlerine erişebildi. Dini nikâh, eksik belgeler ve karmaşık prosedürler, Hira’nın görünmez bir duvara çarpmasına neden oldu.
Pazarcık konteyner kentte Hayata Destek’in düzenlediği farkındalık oturumları bu hikâyenin kırılma noktası oldu. “Ben oradaki bütün derneklere kimlik sorunumdan bahsediyordum ama bir tek Hayata Destek ilgilendi. Sosyal hizmetlere yönlendirdiler,” diye anlatıyor Hira.
Ekiplerimizin vaka yönetimi ve adli erişim süreçlerindeki desteği sayesinde Hira’nın bebeğine kimlik çıkarıldı. Bugün bebeği aşılarını olabiliyor, sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor. Hira için yapılan insani ikamet başvurusu ise, kalıcı güvenliğin kapısını aralıyor.


Erkeklik Oturumları: Abdullah ve Emir
Abdullah (32) ve Emir (31), 14 yıldır Türkiye’de yaşayan, kalabalık ailelere sahip iki baba. Deprem sonrası güvencesiz, günübirlik işlerde çalışabiliyorlar. Kahramanmaraş’ta iş olanaklarının kısıtlı oluşundan şikâyetçiler; ikamet kısıtları nedeniyle başka şehirlerde iş arayamıyorlar.
Eşleri aracılığıyla katıldıkları Erkeklik Çalışmaları ve Yasal Haklar Oturumları, onların çalışma hakkı, yol izinleri, şiddete karşı başvuru mekanizmaları hakkında bilgi edinmelerini sağladı. “Haklarımızı öğrendik ama bazen bilmek yetmiyor,” diyor Abdullah. Emir ise ekliyor; “Yol izni, sağlık hizmetleri, çocuklarımızın okulda uğradığı zorbalık gibi sorunlar var. Buradaki şiddete karşı haklarla ilgili bilgi edinmek iyi oldu; haklarımızı öğrendik. Ama yasal desteğe de ihtiyacımız var.“ Bu noktada proje, yalnızca farkındalık değil, yasal destek talebine açılan bir kapı işlevi görüyor.

Çadırdan Umuda: Halid
Karahasan Köyü’nde 7 çadırlık bir alanda 17 si çocuk 32 kişi yaşıyor. Onlardan biri de Halid.
Kobane’den gelen mültecilerden biri olan Halid, çadır bölgesinde yaşayan herkes gibi kimlik ve ikamet sorunları nedeniyle konteynere başvuramamış. “Biz hâlâ çadırda yaşıyoruz. Başka çaremiz yok çünkü” diyor.
14 yıldır Türkiye’de yaşayan Halid, ikamet sorunları nedeniyle yıllardır güvencesiz çalışıyor. Hayata Destek ekipleriyle temas ettikten sonra, eşiyle resmi nikah kıyılması sürecinde hukuki destek aldı. Bu sayede hem kimlik sahibi eşi sayesinde ikametini Kahramanmaraş’a taşıdı hem de bebeklerine kimlik çıkarıldı.
Proje kapsamında sağlanan barınma destekleri, ev eşyaları ve geçim kaynağı desteği Halid'in hayatında yeni bir sayfa açtı. Asıl işi terzilik olan Halid, bugün aldığı dikiş makinesiyle mesleğini yeniden hayata geçirmeyi, dil eğitimi sonrası mesleki kurslara katılmayı planlıyor.

Nakit Destekle Nefes Almak: Naim
Naim (38), çocukluğundan beri görme engelli. Hiç geliri olmayan 4 kişilik ailesiyle hayatta kalmaya çalışıyor. Projemiz kapsamında sağlanan tek seferlik nakit desteği, kış öncesi temel ihtiyaçların karşılanmasını sağladı. Nakit destekle alınacak her şey temel ihtiyaç; “Odun alırım. Ev sahibine borcum vardı, onu öderim. Faturaları öderim, zaten gıdaya az bir miktar kalır. Bu aldığım gıdayı bilmem ayın geri kalanında bir daha alabilir miyim?”
Naim’e verdiğimiz bütüncül koruma desteği sayesinde, Sosyal Hizmetler’den aylık bağlandı. Bir dernekle kurulan bağlantı sayesinde ise günlük bir öğün sıcak yemek hizmetine erişebiliyorlar. Eşinin sağlık hizmetlerine yönlendirildi; Hayata Destek psikoloğu ise oğullarına destek olmaya devam ediyor.

Kendine Alan Açmak: Ayşe
12 yıldır Türkiye’de yaşayan 32 yaşındaki beş çocuk annesi Ayşe, Hayata Destek’in destek grubu oturumu katılımcılarından. Danışanların önerisi üzerine bugünkü oturumda kendileri ve eşleri için birer kupa boyuyorlar. Ayşe, hafta içinde kendine alan yaratabildiği tek anın bu destek grubu oturumu olduğunu söylüyor. “Bu oturumlardan sonra eve enerjik dönüyorum,” diyor.
Bardak boyanan bir masa etrafında kurulan bağlar, Ayşe için yalnızca bir etkinlik değil; kendini iyi hissetmek demek.

Deprem bölgesinde hukuki destek, psikolojik ve psikososyal destek, nakit destek ve savunuculuğu bir araya getirerek danışanlarımızın hayatına kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde destek olmaya çalışıyoruz.
Birlikte, haklara erişimi mümkün kılıyoruz.
*Danışanların isimleri kişisel haklarını korumak amacıyla değiştirilmiştir.
Gözde Kazaz
İletişim Uzmanı / Kahramanmaraş
Yazıyı okuduğunuz ve buraya kadar geldiğiniz için teşekkürler. Şimdi hazır buradayken hayata destek olabilirsiniz.










