Sahalarımızda yürüttüğümüz erkeklik oturumlarında, farklı yaş ve deneyimlerden erkekler bir araya gelerek şiddetsiz bir yaşamı, iletişimi, babalığı ve toplumsal normları birlikte tartışıyor. Yargısız ve güvenli bir alanda kurulan bu diyaloglar sayesinde mesafe yerini bağ kurmaya bırakıyor. Adıyaman’dan oturumları yürüten saha çalışanı Mervan Alioğlu’nun izlenimleri…

Kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca kadınlarla yürütülebilecek bir süreç değil. Bu sorunun bir parçası olan erkeklerle de konuşmak, birlikte düşünmek ve dönüşüm alanları yaratmak gerekiyor. Bu anlayışla, Adıyaman merkez ve ilçelerinde erkeklik oturumları düzenliyoruz.

Cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık oluşturmayı ve şiddetin önlenmesine katkı sunmayı amaçlayan bu program, erkekler için güvenli bir paylaşım alanı oluşturuyor. Çay eşliğinde bir masa etrafında farklı yaş ve kültürlerden erkekler bir araya geliyoruz; yıllardır sorgulanmadan kabul edilen erkeklik kalıplarını birlikte tartışıyoruz.

Farklı Yaşlar, Ortak Deneyimler

Oturumlara katılanlar yaş ve yaşam deneyimi açısından oldukça çeşitli. Gençler, orta yaşlılar ve ileri yaştaki erkekler, engelli bireyler aynı çemberde buluşuyor. Farklı ilçelerden ve kültürel geçmişlerden gelen katılımcılar; hane içinde üstlendikleri rolleri, erkekliğe dair öğrendikleri davranış biçimlerini ve bu kalıpların hayatlarını nasıl şekillendirdiğini konuşma fırsatı buluyor. Bu çeşitlilik, tartışmaları daha zengin ve anlamlı hale getiriyor.

Çoğu zaman bu çalışmalara ilk adım mesafeli atılıyor. “Bu oturumlar gereksiz” düşüncesi, özellikle erkeklerle yürütülen çalışmalarda oldukça tanıdık bir başlangıç noktası. Ancak süreç ilerledikçe tablo değişiyor. Katılımcılardan biri, “Başlangıçta sadece bir kez girip çıkarım diyordum, sonra fikrim tamamen değişti. Grupla güven bağı kurduk, yargılanmadan konuşabiliyorum, daha önce hiç böyle bir alan bulamamıştım” diye anlatıyor bu süreci.

Aslında bu dönüşüm çok şey anlatıyor. Erkekler için güvenli ve yargısız alanlar oluşturulduğunda; savunma yerini meraka, mesafe yerini bağ kurmaya bırakabiliyor.

Şiddet, İletişim ve Öğrenilmiş Kalıplar

Oturumlarda en çok konuşulan başlıklardan biri şiddet ve iletişim. Bir katılımcı şöyle diyor:

“Bizim toplumda şiddet kültür haline gelmiş. Burada şunu fark ettim: Şiddeti öğreniyoruz ama şiddet hiçbir şeyin çözümü değil. Bu oturumlar sayesinde eşimle nasıl sağlıklı bir iletişim kuracağımı, çocuklarımla yaşlarına göre nasıl davranmam gerektiğini öğrendim.”

Erkeklere güçlü olmanın yolunun kontrol etmek, baskı yapmak ve sert olmak öğretildiğinde, duyguları ifade etmek yerine bastırmak, iletişim kurmak yerine otorite kurmak normal hale geliyor. Oysa sağlıklı ilişkilerin temeli açık iletişim, empati ve karşılıklı anlayış. Oturumlarımızda ulaştığımız bu farkındalık, şiddeti normalleştiren kalıpların sorgulanması açısından önemli bir adım.

Kız Çocuklarının Eğitimi ve Eşitlik

Oturumlarda kız çocuklarının eğitimi de önemli bir tartışma başlığımız. Bir katılımcı, bölgede kız çocuklarının belli bir yaştan sonra okula gönderilmemesini “ev işlerini öğrenmeleri gerekiyor” diye açıklamıştı. Ancak bu oturumda devam eden tartışmalar, eğitimin tüm çocukların hakkı olduğunu  katılımcımıza hatırlattı.

Cinsiyet rollerinin öğrenilmiş ve dolayısıyla değiştirilebilir olduğu fikri, birçok katılımcıya yeni bir bakış açısı sundu.

Babalık ve Sorumluluk

Babalık üzerine yapılan paylaşımlar da dikkat çekiciydi. Üç çocuk babası bir katılımcı, çocuklarla yaşlarına uygun iletişim kurmanın önemini fark ettiğini söyledi. Bu tür paylaşımlar, erkekliğin otorite değil; rehberlik, sorumluluk ve anlayışı kapsayabileceğini gösteriyor.

Toplumsal Baskı ve Kişisel Kararlar

Oturumlarda derin toplumsal normlar da cesurca konuşuluyor. Örneğin bir katılımcı, ailesinde erkeklerin ikinci evlilik yapmamasının ayıplandığını ve bu baskının kararlarını etkileyebileceğini paylaştı. Ancak bu süreçte edindiği farkındalık sayesinde, eşitlik perspektifiyle kendi kararlarını alabileceğini söyledi.

Bu örnek, toplumsal baskının bireysel yaşam üzerindeki etkisini gösterirken; aynı zamanda değişimin mümkün olduğunu da ortaya koyuyor.

Erkeklerle Birlikte Dönüşüm

Hayata Destek Derneği tarafından yürütülen bu çalışma, Adıyaman’da erkeklerle doğrudan gerçekleştirilen önemli programlardan biri. Erkeklere yönelik bu tür alanların sınırlı olduğu bir ortamda, bu oturumlar güvenli bir paylaşım ve dönüşüm alanı haline geliyor.

Cinsiyet eşitliği yalnızca kadınların meselesi değil. Erkeklerin bu sürecin bir parçası olması; şiddetin önlenmesi, sağlıklı aile ilişkilerinin güçlenmesi ve çocukların daha güvenli ortamlarda büyümesi için kritik öneme sahip.

Farkındalık oturumları ile kurulan bu küçük çemberler, toplumsal dönüşümün önemli bir parçası.

 

Yazan: Mervan Alioğlu
Saha Çalışanı / Adıyaman

Editör: Gözde Kazaz
İletişim Uzmanı / İstanbul

Arşiv

Bültenimize Üye Olun

    crossmenuchevron-downarrow-left