Karkamış arkeolojik alanına devam ettirdiğimiz istihdam ve ihya projesi, bir insani yardım derneğinin sürdürülebilir kalkınma ekseninde ne kadar yaratıcı işler yapabileceğinin bir göstergesi.
Gaziantep’in güneydoğusunda, Suriye sınırındaki ilçesi Karkamış küçük, kendi halinde bir ilçe. Binlerce yıl önceki görkeminden eser kalmamış bu yer, aslında Türkiye’nin en özel kültürel miras alanlarından biri.
Fırat Nehri kıyısındaki stratejik konumu sayesinde binlerce yıl boyunca önemli bir yerleşim ve ticaret merkezi olan Karkamış, özellikle Tunç ve Demir Çağlarında bölgenin en güçlü kentlerinden biriydi. Hitit İmparatorluğu’nun yıkılışının ardından Geç Hitit döneminde etkili bir krallığın başkenti oldu. Ortaçağ’a kadar da önemini korudu.
Ancak bu zengin miras, uzun yıllardır karşılığını bulmuyordu. Karkamış, artık ticaret merkezi olmanın epey uzağında, gençlerin iş bulmak için Gaziantep’e gitmek zorunda kaldığı, yaşlıların ise bir yerlinin tabiriyle ‘çay borcu yapıp kahvede oturduğu’ bir yer haline geldi. Ama artık buralarda yeni istihdam imkânları konuşuluyor.
Arkeolojik Alanda İstihdam

6 Şubat depremlerinin etkilediği bölgelerde uzun erimli ve sürdürülebilir kalkınma çözümlerine öncelik veriyoruz; geçim kaynaklarına erişim de bu çözümler içinde epey önemli.
Stratejik partnerimiz Diakonie Katastrophenhilfe’yle (DKH) birlikte Adıyaman, Hatay, Gaziantep Karkamış ve Kahramanmaraş’ta devam ettirdiğimiz projenin 4 temel hedefi var; toplulukların afete karşı dayanıklılığını artırmak, afet risk azaltma kapasitelerini güçlendirmek, iklim değişikliğine uyumu teşvik etmek ve sürdürülebilir geçim kaynaklarıyla temel ihtiyaçların karşılanmasını desteklemek. Karkamış’taki çalışmalarımız dördüncü başlığı hayli değerli bir şekilde dolduruyor; Gaziantep Valiliği, Karkamış Kaymakamlığı ve Gaziantep Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile ortak yürütülüyor.
Kazının devam ettiği arkeolojik alanda çalışan 20 kazı işçisini istihdam ediyor ve atıl durumdaki tarihi tren istasyonunun restorasyonuna katkı sağlıyoruz.
Arkeolojik alanda hummalı bir çalışma devam ediyor. İlk defa 1900’lü yıllarda kazılmaya başlamış bölgenin kaderini belirleyen, coğrafyası oldu. Önce 1. Dünya Savaşı, farklı dönemlerdeki çatışmalar kazıların yavaş ilerlemesine neden oldu. 2011’de İtalyan bir ekiple ikinci kazı süreci başladı; son olarak üçüncü kez başlayan kazılar 2024’ten beri devam diyor.
Babadan Oğula

Arkeolojik alanda çalışan işçilerden Mehmet, daha önce günlük işlerde, tarlada çalışıyordu. Bölgenin yerlisi olarak, bu bölgenin arkeolojik değerini önceleri pek de bilmediğini söylüyor; “ama 50 yaşımdan sonra merak saldım buraya. Tarihle ilgili bir çalışma yapmak çok güzel.”
Bu merak aile boyu belli ki; çünkü yazın kısa bir süre bu alanda çalışan 19 yaşındaki oğlu üniversite sınavında Nevşehir Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nü kazanmış ; “ilk senesini okuyor” derken Mehmet’in gözleri gururla parlıyor.
Karkamış’ta geçim kaynakları sınırlı ve mevsimsel. İlçede fıstık üretimi var; fakat yazın toplanan ürün hanelerin kış ekonomisini kıt kanaat döndürüyor; “Şimdi bu iş sayesinde kışın da para kazanabiliyoruz” diye anlatıyor Mehmet.
Hem Gelir Hem Beceri

Kazı alanında çalışan 22 yaşındaki Abdullah da yaşıtları gibi iş bulmak için Gaziantep’e gitmesi gerekenlerden. 4 aydır devam ettiği bu yeni işe ise bir tür ‘yatırım’ gözüyle bakıyor: “Hem para kazanıyorum, hem de bu işi öğrendim, başka kazı alanlarında da çalışabilirim belki sonra, o açıdan öğrenmem iyi oldu.”
Kültürel Mirasa Katkı

Hem Karkamışlıların, hem de bölgede şevkle çalışan arkeoloji ekibinin ortak bir hayali var; Karkamış antik kentinde kazılar devam etsin; bu bölge arkeolojik alanından tarihi tren garına uzanan bir ‘arkeopark’ olsun. Hem turistler için bir cazibe merkezi, hem de bölgenin geçim kaynaklarına ve kültürel mirasa bir katkı olsun. Bu hayali biz de destekliyor; tarihi tren garındaki hangarın çatı restorasyonunu yürütüyoruz; burasının bir dijital hafıza müzesine döndürülmesi düşünülüyor. Öte yandan proje kapsamında, bölgede üretim yapan kadın toplulukları desteklemek ve ürünlerin satılması için alan tasarlamak da planlarımız arasında yer alıyor.
Karkamış arkeolojik alanında çıkarılan Hitit dönemi tarihi eserler, Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmeye devam ediyor. Ortak hayal, bu alandan çıkarılan eserlerin bir kısmının yine burada, Karkamış’ta sergilenmesi. Bu hayalin bir adımı da neden restorasyonu devam eden tarihi hangarın müze olarak kullanılması olmasın ki?
Karkamış’ta yürütülen bu çalışma, kültürel mirasın korunmasıyla sosyal-ekonomik güçlenmeyi aynı yerde buluşturuyor; Karkamış’ın geçmişine sahip çıkarken yerelde daha güçlü bir yaşamın kurulmasına katkı sunuyor.
Gözde Kazaz
Hayata Destek İletişim Uzmanı / Karkamış
Yazıyı okuduğunuz ve buraya kadar geldiğiniz için teşekkürler. Şimdi hazır buradayken hayata destek olabilirsiniz.










