Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesi, mevsimlik tarımda çalıştırılan çocuklara yönelik çalışmalarımızda önemli bir merkez. Çünkü maalesef bu bölgedeki çocukların hemen hemen hepsinin hayatına mevsimlik tarım bir biçimde etki ediyor. Hayata Destek ekibi olarak biz de UNICEF desteğiyle yürüttüğümüz çocuk koruma projesiyle bu çocukların hayatına destek olmak için çabalıyoruz. Ben Sema, Viranşehir Hayata Destek ekibinde saha çalışanı olarak görev alıyorum. Ve mevsimlik tarımın zorlu çalışma ve yaşam koşullarını birebir deneyimleyen iki kız kardeşe bir nevi elçilik etmek, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü yaklaşırken Merve ve Sahriye’nin hayallerini yüksek sesle dile getirmek için bu yazıyı kaleme alıyorum.

Merve ve Sahriye ile pandeminin zorlu koşullarını deneyimlerken tanıştık. Yüz yüze saha çalışmalarımızı yürütemediğimiz bu dönemde acil bir ihtiyaç olarak mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarına destek olma yollarını arıyorduk. Çünkü uzaktan eğitime geçilmesiyle bu çocukların eğitime erişimleri ciddi anlamda sıkıntıya girmişti. Aileler göç yoluna çıkarken çocukları da onlarla gidiyor ve internet erişiminin olmadığı tarım sahalarında eğitimden tamamen uzak kalıyorlardı. Geçen yaz, mevsimlik tarım sektöründe çalışan ailelerin çocuklarını çalıştırmamaları, göç yoluna çıkarmamaları için Viranşehir’de kaymakamlık iş birliğiyle 1.211 çocuğa 3 ay boyunca her ay 500 TL şartlı nakit desteği sağladık; uzaktan eğitime devam etmelerine destek olduk. O çocuklar arasında Merve ve Sahriye de yer alıyordu. Bu vesileyle tanıştık, ardından iki kız kardeş çocuk komitesi çalışmalarımıza dahil oldu. Her pazartesi telefon üzerinden yürüttüğümüz toplantılarda bir araya geliyoruz. Umuyorum yakın zamanda yüz yüze etkinliklerimizde de yan yana olacağız.

Merve ve Sahriye’nin ailesi, her yıl yaz aylarında Viranşehir’deki köylerinden yola çıkıp çevre bölgelerdeki tarlalarda mevsimlik tarım işçisi olarak çalışarak geçimlerini sağlıyor. Çocuklar da maalesef bu iş yükünü sırtlananlar arasında. Bu dönem de yine ailecek evin geçimini sağlamak için soğan tarlasında mevsimlik tarım işinde çalışıyorlar. Merve, ailesiyle birlikte soğan tarlasında çalışmaya giderken, Sahriye evde kalıp hem ev işleriyle uğraşıyor hem de küçük kardeşlerine bakıyor. Merve ve Sahriye ile çocuk, çocukluk, çocuk haklarını ve geleceğe dair hayallerini konuştuk. İşte anlattıkları…

Merve: “Ben sabah erkenden kalkıp ailemle birlikte soğan toplamaya gidiyorum. Soğan toplamak çok zor, tarlada hava çok sıcak oluyor. Çok yoruluyorum. Okulu ve okul derslerimi takip edemediğim için çok üzülüyorum. Çünkü gündüz tarlada çalışıyorum, akşam eve geldiğimde de çok yorgun oluyorum. Soğanları topraktan çıkardığımda parmaklarım çok ağrıyor ve ellerim hep yara oldu.

Benim en büyük hayalim, artık ailemle birlikte tarlada çalışmamak. Bir tabletim ya da bilgisayar olsa okul derslerimi takip edebilirim. Çünkü ben okulumu, derslerimi ve kitaplarımı çok seviyorum. Derslerimi çalışmak yerine tarlada olmak beni çok üzüyor. Keşke tarlada değil okulda çalışsam. Arkadaşlarım gezmeye giderken ben tarlaya gidiyorum. Ben de gezmek, farklı yerleri görmek, yeni şeyler öğrenmek isterim.”

Sahriye: “Ben de sabah erkenden uyanıyorum. Çünkü ailem erkenden kalkıp başkasının tarlasına gidip çalışmak zorunda. Ailem sabah uyandığında küçük kardeşlerim de uyanıp ağlıyorlar. Benim küçük kardeşlerime bakmam lazım. Ailem tarlaya gittikten sonra iki küçük kardeşimle evde ben kalıyorum. Onların yeme içme ihtiyaçlarını karşılıyorum. Kendilerine zarar verecek şeyler yapmamaları için onlara göz kulak oluyorum. Ben evde çok yoruluyorum. Çünkü hem yaramazlık yapan kardeşlerime bakıyorum hem de ev işlerini yapıyorum.

Benim de en büyük hayalim okul derslerimi takip etmek. Benim bir tabletim, internetim olmadığı için ve evde kardeşlerime baktığım için derslerimi takip edemiyorum. Bu, beni çok üzüyor. Ben çalışmak için değil okumak için çabalamak istiyorum.”

Zannetmeyin ki aileler de çocuklarının çalışmasından memnun. Merve ve Sahriye’nin annesiyle konuştuğumda ne kadar üzgün olduğunu dile getiriyor. Dört çocuk annesi kadın, çocuklarının eğitim almaları, meslek sahibi olmalarının en büyük hayali olduğunu söylüyor ancak şunu da ekliyor: “Borçlar, ihtiyaçlar derken evin geçimini sağlamak için el mahkum hepimiz çalışmak zorundayız.”

12 Haziran vesilesiyle mevsimlik tarımın çocuklarının yaşadığı gerçekliği, ihtiyaçlarını ve hayallerini hep beraber dile getirelim istedim. Unutmayın, bu iş çocuk oyuncağı değil.

Çocukların ismi, özlük haklarına saygı çerçevesinde değiştirilmiştir.

Sema Düzgör
Hayata Destek Saha Çalışanı
Şanlıurfa, Viranşehir

Editör: Çiğdem Usta Güner

Arşiv

Bültenimize Üye Olun
crossmenuchevron-downarrow-left