Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 7 senedir faaliyetlerine devam eden Reyhanlı Kadın Komitesi, Suriyeli ve Türkiyeli üyeleri için bir üretme, karar alma, birlikte olma, paylaşma ve güçlenme alanı. Komite üyelerinden Sülefe, Neda, Emcat ve Sabahat, sosyal uyum çalışmalarının onlar için ne ifade ettiğini anlatıyor.

Reyhanlı Kadın Komitesi 2015 yılında, Hatay Hayata Destek ekibinin Reyhanlı’daki toplum temelli koruma çalışmalarının ardından Suriyeli kadınlar tarafından kuruldu. Komite üyesi kadınlar, Reyhanlı’da yaşayan Suriyelilerin ihtiyaç duydukları destek ve kaynaklara ulaşmaları, hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirilmeleri için çalışmalar yürütüyor. İlk hedef, Reyhanlı’daki Suriyeli kadınları her alanda güçlendirmek. Gündemlerindeki önemli konulardan biri de sosyal uyum.

“Aynı Sofraya Oturuyoruz”

Neler mi var bu sosyal uyum çalışmaları arasında? Farkındalık çalışmaları, kültür sanat faaliyetleri, atölye çalışmaları, buluşmalar, geziler, fikir kulübü, özel gün etkinlikleri… Kadınların kendilerinin belirledikleri bir de sloganları var: ‘Sosyal uyum evlere taşınıyor.’

43 yaşındaki Sülefe komitenin aktif üyelerinden. 2012’de Türkiye’ye geldiğinde, akrabalarının yaşadığı Reyhanlı’ya ailesiyle yerleşmiş. 5 çocuk annesi Süheyla’nın 8 yaşındaki en küçük çocuğu da Türkiye’de dünyaya gelmiş. Sülefe’nin geçen yıl komiteye katılırken en temel motivasyonu sosyal uyumu güçlendirmek için bir şeyler yapabilmek olmuş. Çünkü 10 yıldır yaşadığı Reyhanlı’da kendisi ve ailesi adına en çok sosyal dışlanmadan tedirgin oluyor.

“Suriyelilere yönelik çok ön yargı var. Suriyeliler şöyledir, Suriyeliler böyledir… Bir dışlama var. ‘Sosyal uyum evlere taşınıyor’ sloganımız da işte oluşan ihtiyaçtan ortaya çıktı. Biz de buradaki komşularımızı ziyaret ettik, aynı sofraya oturduk, sohbet ettik, bir arada olduk. Ön yargıları yıkmak için konuşmaya, komşuluk ilişkilerimizi güçlendirmeye çok ihtiyacımız var.” 

“Okullarda Ayrımcı Dil Çok Üzücü”

Yine 10 yıldır Reyhanlı’da yaşayan Neda’nın* ise eşi Türkiyeli. Savaştan önce de Reyhanlı’ya sık sık gidip geldiklerini ancak çatışmalar şiddetlenince kalıcı olarak buraya taşındıklarını belirtiyor. Kendisi de bugün Türkiye vatandaşı olan Neda, ziyaret için Reyhanlı’ya gelip gittikleri zaman kendisiyle kurulan iletişimle buraya yerleştikten sonra kurulan iletişim arasında uçurum olduğunu söylüyor; ayrımcılığın altını çiziyor. Neda uzun yıllar Türkçe öğretmenliği yapmış, eğitimin önemini vurguluyor. Yetişkin 4 çocuğu var ve hepsi eğitimli. Okullarda Suriyeli çocukların hedef olduğu ayrımcılık onu çok üzüyor.

“Daha bu sabah komşum anlatıyordu; küçük bir oğlu var, okula gidiyor. Çocuk bu, bir yaramazlık yapmış. Öğretmeni de çocuğu azarlamış, ‘git yaramazlık yapacaksan Suriye’de yap’ demiş. Çocuk çok üzülmüş. Bu çocuk burada doğdu, burada büyüyor. Biz daha önceden de buradakilerle yakın ilişki içindeydik; beraber iş yaptık, evlilikler yapıldı, birbirimize gittik geldik. Şimdi çocuklarımız bile ayrımcılığa uğruyor. Ben böyle durumlarda pek çok kez okullara gittim, yetkililerle konuştum.”

 “Dünyayı Tek Bir Ev Olarak Düşünelim”

Komitede yer alan kadınlar yalnızca kişiler arası diyaloğun güçlendirilmesine odaklanmıyor; ayrıca eğitim, barınma, dil, kimlik, geçim kaynağını destekleme gibi temel hak ve hizmetlere erişimi kolaylaştırmaya yönelik çok yönlü faaliyetlere odaklanarak sosyal uyuma katkı sunmayı hedefliyor. Komite üyelerinden Emcat kendi deneyimini şöyle anlatıyor:

“Dünyayı tek bir ev olarak düşünmeliyiz. Yaptığımız saha ziyaretleri ve görüşmeler sonrası yerel halk ve mültecileri bir araya getirerek, Hayata Destek Derneği’nin katkılarıyla Reyhanlı Belediyesi’nin bahçesinde bir kermes düzenledik. Kermes alanında Türkiyeli ve Suriyeli yemekleri, yöresel lezzetler, el işi atölyelerimizde ürettiğimiz amigurimi maskot ve çanta satışı yaptık. Her iki topluma da hitap etmek ve olumlu dönüşler almak beni inanılmaz güçlü kıldı. Eve çok mutlu gittim; mutluluğumu eşim ve çocuklarım da fark etti. Kısacası sosyal uyum bana göre tam da orada yaşadıklarımızdı. Toplumsal bütünleşme, güçlü iletişim, iş birliği, farkındalık çalışmaları kendime olan güvenimi arttırdı ve bize güç kattı. Biz bu uyumu yakaladığımız sürece çok güçlüyüz ve gücümüze güç katmaya devam edeceğiz.”

Bir Çatı Altında, Bir Bütün Olarak

Sabahat ise komitenin Türkiyeli üyelerinden. Komite çatısı altında beraber düşünüp beraber üretmenin kadınları bir bütünün parçası haline getirdiğini söylüyor:

“Komiteye katıldıktan sonra, sosyal uyumun ne demek olduğunu daha net kavradım. Benzer kültürlere sahibiz. Arapçaya kulak aşinalığım vardı, şimdi benim için daha çok önem kazandı ve merakım arttı. Komitede olduğum zaman kendimi çok iyi hissediyorum, Suriyeli arkadaşlarımla beraber yaptığımız çalışmalar bana çok güzel deneyimler kazandırdı. Benim için insan insandır. Dil, din, ırk ayrımı hiçbir zaman söz konusu olmadı. Burada da bir bütünüz. Komitede tanıştığım Suriyeli arkadaşlarımla, komite dışında da sürekli görüşüyorum. Benim için Sosyal uyumun en büyük faydası, kazandığım bu yeni arkadaşlıklar oldu.”

Reyhanlı’da komite üyesi kadınlar bir arada yaşamanın, düşünmenin, üretmenin, eğlenmenin ne kadar iyileştirici olduğunun ayırdında. Her ay en az iki defa toplanarak neye ihtiyaç duyduklarını birbirleriyle paylaşıyor, atılacak adımlara karar veriyorlar. Ve o adımları birlikte atıyorlar. Dayanışmaları hem kendilerinin hem de ulaştıkları kesimlerin güçlenmelerini sağlıyor. Yan yana kurdukları bu birliktelik, sosyal uyumun da iyileştirici gücünün en güzel örneği. Hayata Destek olarak biz de bu iyi örnekleri artırmak için sosyal uyum temelli komite çalışmalarını desteklemeyi sürdüreceğiz.

Duygu Tuncer
Hayata Destek Saha Çalışanı, Hatay

Editör: Çiğdem Güner
Hayata Destek İletişim Yöneticisi

Arşiv

Bültenimize Üye Olun
crossmenuchevron-downarrow-left